19.12.2012

Elle n'est pas réciproque

I. Sevgili C.'nin her yeri o kadar güzel ki
    sanki milimetrik olarak kesilip biçilmiş gibi..Sesi bile.
 
Uzunca bir zamanını kendi kendine hissettiği utanç ve öfkeyle geçirmiş ve etrafındaki herkesle dalga geçmiş biri olarak; şimdi bir erkek hakkında böyle şeyler düşünüyor olmak oldukça garip geliyor. Zira hayatımın bundan sonraki hiçbir evresinde bu tür düşüncelere kapılmayacağıma emindim. -"Hissetmek" kelimesini kullanmaktan korkuyorum.- Sanki dün akşam O'na bakarken göğsümün orta yerinde fiziksel bir şey oldu gibi. Fiziksel olarak hissettiğim o şeyi doktorlar nasıl açıklıyor bilmiyorum ama eminim romantiklerin birçok açıklaması vardır. İşte o zaman  o kadar çok korktum ki yanından kalkıp gitmek istedim.
 
II. Léa
Aklımın arka tarafında hep aynı fikir var. Fikir değil aslında ama görseller olarak duruyorlar orada. Birine güvenmekten o kadar çok korkuyorum ki; ne zaman kalbimin yavaş yavaş yumuşadığını ve herşeyin çok güzel olacağı romantizmine kapılsam; o görüntüler geliyor gözümün önüne. İzninizle işte o görüntülerden birini paylaşmak isterim:
 
"Onlara güle güle demek için aşağıya kadar inmiştim. Birbirimizi öptük. El sallarken babam aniden arabayı durdurup dışarı çıkarak yanıma geldi. Havanın çok sıcak olduğunu ve saatin öğlen on bire yaklaştığını hatırlıyorum. Cumartesi sabahıydı. Bana üç tane cümle söyledi. Üç cümle... Hepsini mot a mot çok iyi hatırlıyorum. Tamam baba, biliyorum sağol vs. türünde bir cevap vermiştim sanırım. O'nun cümlelerini ezbere hatırlamama karşın kendi cevabımı hatırlayamıyorum. Çünkü olanlardan dolayı o kadar çok utanıyordum ki cevap vermek yerine yere bakarak birşeyler geveleyip konuyu kapatmaya çalışmış olmam yüksek ihtimaldir. Babamın bütün olanlarla ilgili konuştuğu ilk ve tek andı.Sonra arabaya binip gittiler, ben de eve çıkıp ağlamaya başladım.. "
 
Babamın o gün söylediği üç cümleyi ve bunları söylerken ki ses tonunu aylar sonra S.'ye anlatmıştım. Boşver dedi, bu hissettiklerin geçecek.

17.12.2012

T.

Kim olursak olalım ve ne yaşanırsa yaşansın; insanın kalbi eninde sonunda bir gün yumuşamaya başlıyor. Hayat bayağı garip bir yer.

10.12.2012

studies.

 
Bugün o kadar ağrım var ki insanlara numara yaparken nefesim kesilecekmiş gibi hissettim. Böyle anlarda kollarım çok güçsüzmüş gibi.. Bütün fiziksel ağrılarımın nedense ağrının başladığı yer ile birlikte neden daha sonra da kollarıma da vurduğunu düşündüğümde çıkardığım sonuç beni oldukça korkutuyor.
 
Ama inanmak istiyorum ki bir gün her şey düzelir. Aslında buna inandığımda değil, sadece kulağa çok romantik geliyor.

8.12.2012

İnsanı yiyip bitiren duygudur vicdan.

Eninde sonunda O'nun bana ulaşacağını biliyordum. Ancak herşeyin şu ana kadar yolunda gittiği haberini almak bile üstümdeki utanç ve vicdan azabını azaltmıyor.
 
Sanki o büyük başarısızlıktan sonra arkamı dönüp gitmiş ve kendi hayatıma devam ediyormuşum gibi. Bu konuyu konuşabildiğim tek kişi babam. Aylarca sabahlara kadar çalışmış olmama karşın; görmem gereken başka bir şey var mıydı diye soruyorum O'na bazı geceler. Bana ısrarla yapılabilecek hiçbir şey olmadığını ve  artık bunu kabullenmem gerektiğini söylüyor. Peki ben neden hala böyle hissediyorum... Geceleri o binlerce sayfalık şeyler rüyalarıma giriyor, rüyalarımda hala aynı şeyleri binlerce kez okuyorum ama nafile. Artık herşey bitmiş olmasına karşın; eninde sonunda bir gün bir çözüm bulacakmışım gibi geliyor.
 
Diğerlerinin birşey yapamaması veya görememesi normaldi ama benimki değil gibi. Bunu aylardır neden kabul edemiyorum ki...İçten içe kendimi onlardan daha üstün ve daha zeki görmemin anlamsızlığını vicdan azabı çekerek ödüyorum.
 

4.12.2012

N'y pense pas, n'y pense surtout pas, tu serais trop jaloux.

Les histoires sont l’histoire de tout le monde, jamais d’une seul personne. Est-ce l'amour qui rend idiot, ou n'y a-t-il que les crétins pour tomber amoureux? Voilà ce que ma longue pratique d'entremetteuse ne m'a pas encore permis de décider. 

3.12.2012

Hiçbir şey göründüğü gibi değildir

Yine egom ve süper egom arasında kapana kısıldım.
Neden hala kendime olan öfkemin geçmediğini bende anlamıyorum. Halbuki üstünden neredeyse iki yıl geçti. Artık kendimi cezalandırmaktan içten içe vazgeçmeye karar vermiş olmalıyım ki; bir haftadır bütün ilaçlarımı düzenli olarak alıyorum ve ağrılarım çok azaldı.
 
Belki de herşey bir gün yoluna girer.. Ne de olsa artık nihayet 30larına gelmiş ve iflah olmaz bir romantik olduğu gerçeğini kabul etmiş biriyim.