Sevgili C.,
Hayatımın hiç bir evresinde daha önce kimseye bir "aşk mektubu" yazmadım. Ancak teknik olarak şu an yazdıklarıma bir isim vermek gerekirse sanırım bu bir aşk mektubu olabilir.
Seni düşündüğüm zamanlarda - ki gerçekçi olmak gerekirse bu hadise günümün bütün saatlerini alıyor olmalı- hep aynı şarkıyı dinlemek istiyorum.
Şu hayatta en mutlu olduğum anları seninle yaşadım ve o anları sıralayacak olursak aslında bir sürü şey sayardım ancak özet geçmem gerekirse; bana gülümseyerek baktığın anlar hayatımın en mutlu anları..
Sana bir keresinde, bence annen ve baban birbirlerine çok aşık olmalı, senin gerçek bir aşktan doğmuş olduğun belli demiştim. Eskiden düşünürdüm, gerçekten birbirlerine aşık insanların bebekleri diğerlerinden farklı mı olur acaba diye... Bu sadece romantiklerin inandığı bir ilüzyon mu yoksa bilimsel olarak da bu farkı kanıtlayabilir miyiz diye düşündüğüm çok zaman oldu. Bittabiki böyle düşüncelere dalmamdaki sebep iflah olmaz bir romantik olmam da olabilir, bilemeyiz. Ama tüm samimiyetimle tekrar söylemek istiyorum ki; sen o bebeklerden birisin.
Birbirlerini çok seven bir kadın ve erkeğin bebeklerinin çok güzel olacağına eminim. Senin her yerin o kadar güzel ve o kadar muntazamla yaratılmış ki... Bu aşamada gerçekçi bir dürüstlükten dem vuracaksak eğer; sana hayran olduğumu gizleyemeyeceğim.
İnsanın korkularını yenmesi ne de zormuş.. Bunlar için oldukça büyük çaba sarfettiğimi huzurunda itiraf etmek isterim ve bence oldukça büyük yol kat etmiş de olabilirim. Eğer bazen sana zor anlar yaşatıyorsam da lütfen beni affet.


