26.11.2012

Gergin bir iklimde aklıselim ve ruhen sakin kalmanın yolları.

'Çünkü sana değer veriyorum.' cümlesinden hiç hoşlanmam. Bu söz ağzımızdan çıktığında sanki karşımızdakine kötü birşey yapacağız ama öncesinde gizli gizli af diliyor gibiyiz. İşte sırf bu yüzden, beni hafife alıp üzebileceğini zanneden insanları içten içe hep küçük gördüm. Zira birini gerçekten tanımadan hemen üzebileceğini zannedenler her zaman fazla özgüven ve yüksek ego sahibi oluyorlar.

Kadın-erkek ilişkilerine dair çok acemi bir ukalalık...
Sevgili C.'de bu egoyu görmek aslında hiç hoşuma gitmedi ama o akşam sesimi çıkarmadım.

22.11.2012

İçi kötü ama kötülük yapmayacak kadar havalı bir köpek.


Dün geceyi yine hastanede geçirdim. Gece yarılarına doğru artan ağrılarım belli bir saatten sonra dayanılmaz boyutlara ulaştığında -ki işte o eşikte ağlamaya başlıyorum.- babama seslenip yardım etmesini söyledim. Sanki birazdan bütün ağzım kanla dolacakmış gibi bir his.
 
Bütün hayatını bana adamış bir babanın, son zamanlarda artık bundan yorulduğunu görüyorum. Bana kızgın olduğunu ama elinden birşey gelmediğini..Bazı gecelerde eve geldiğimde pek yüzüme bakmıyor. Bazen sırf O'nu mutlu etmek için, o gün neler yaptığımı anlatıyorum, komik hikayeler. Uyumaya gitmeden önce bana çekinerek soruyor:Herşey yolunda değil mi? Canını sıkan birşeyler yok..? Yok baba, merak etme!
 
Dün sabaha karşı eve dönerken, olanca yorgunluğu ile bağırıp; bu hayatta ne istediysem yaptığını ama yine de beni hala mutsuz gördüğü için kahrolduğunu söyledi.
 
Sonra da ağzından hiçbir zaman çıkmamış olan o cümle bu sefer çıktı:
Başının dikine gitmeye devam edersen bir gün öleceksin.

19.11.2012

C'est vraiment didactique

Sevgili G.,
 
Umarım bu yazdıklarımı okuma fırsatın olur. Zira daha önce de dediğim gibi, hayatımın hiçbir evresinde seninle tekrar herhangi bir iletişime girmeyi düşünmüyorum. Bazı ortak zorunluluklar hariç. O anlarda da sana olabildiğince nazik davranacağım konusunda şüphen olmasın. Zira küçüklüğümden beri oldukça nezaket sahibiyimdir. Ancak farkında olmalısın ki; aslında nezaketi sadece gerçekten ne hissettiğimi saklamak için kullanıyorum. Birşey saklamıyorsam, nezakete gerek yok.
 
Paris'te olanlardan sonra seni affettiğimi bilmeni isterim. Sana karşı hiçbir kızgınlığım kalmadı. Bence bu meselenin İstanbul dışında başka bir şehirde kapanması en iyi olasılıklardan biriydi. Ama yine de aramızda geçenlere hiçbir zaman sempati ile yaklaşamayacağımı unutma.
 
Kendine iyi bak.
C. 

Çünkü, bir başkasının belleğini ağır ağır edinmekten başka neydi ki okumak..

Sanki uyuyabilmem için artık sesler ve görüntüler de yetmiyor. Ancak durumun vehametini daha fazla ilerletmemek için başka yollara başvurma kısmına hala mesafeliyim. Sağlık sorunlarım olduğunda dahi ilaç kullanmayı çok sıkıcı bulan ben, uyku ilaçları ile tanışmayı pek de sevimli bulamıyorum.
 
I. Quelconque.
 
Haftasonu Sevgili B. ile uzun uzun konuştuk. Hayatımın son evrelerine tekrar tekrar bakıyorum da; hayatta en sevdiğim insanları hep büyük travmalardan sonra bulmuşum, birilerinden vazgeçip başkalarına doğru ilerlerken... Deniz kenarında yürürken O'na sanki Y. ile aramızda yaşananlardan sonra hayatımda hiçbir şeyin yolunda gitmediğini söyledim. Aslında neyin yolunda gitmediğine bende tam emin değilim zira tek tek say deseniz sayacak çok fazla başlığım yok ama nedense üstüme yapışan bu histen kurtulamıyorum.
 
Bakış açılarımı değiştirmem konusunda bana hep yardımcı olan B. yine hiç tahmin etmediğim bir yoldan gitti.
 
- Belki de sana hayatının en büyük iyiliğini yaptığı için evren O'nu ödüllendirmeye karar verdi.
 
Şimdi düşünüyorum da, hiç bu açıdan bakmamıştım. O'nu hep herşeyi mafeden biri olarak sınıflandırmış olsam da; aylar geçtikçe aslında O'nun bana hayatımdaki en büyük iyiliği yapmış olabileceği fikrine inanmaya başladım. Aslında bunu ilk günden farketmiştim lakin farketmek ve inanmak oldukça farklı kavramlar.
 
II. Encore
 
Sevgili C.'yi neden bu kadar çekici bulduğuma ve O'nu merak ettiğime bende pek anlam veremiyorum. Zira O'nu çok az tanıyorum. Ama farketmesi gerekiyor ki; O'nunla aramızda geçen o konuşmadan sonra sürekli yanlış kelimeye bakıyor ve yanlış bir soru soruyor. Algılarımız ne kadar da farklı..

7.11.2012

yalansız dolansız korunmasız bir dövüş

Please. Step this way.
It's temporary.
I'm writing, I'm working on a new novel. Not the old one anymore, and, um...
-Is it different?
-My novel? Yes, it's less confessional, more political. Can I go? ls this over?

6.11.2012

God doesn't play dice with the universe

I. Before we go on, tell us something about yourself.
Şu hayatta katlanamadığım tek birşey var ki; aslında beni çok iyi tanımayanlar bunun başarısızlık olduğunu zannediyor; halbuki çok yanılıyorlar. Ben hiçbir zaman hırslı biri olmadım ki... Egom yüzünden hırslı olup birşey elde etmeye gerek duymamış bile olabilirim.   

II.Do you ever hide things from me?
-Me? What kind of things?
-I don't know. Feelings, you know.

5.11.2012

Ne yazıktır ki erdem doğuştan kazanılan bir vasıf değildir

Aylardır E.'den hiç bir haber almadım. Sürekli bunu unutmaya çalışsam da; ara ara aklıma geldikçe yüreğim sızlıyor. Nerede ne yaptığını; başka bir ülkede olup olmadığını... hiçbir şeyi bilmiyorum. En azından hayatta olduğu gerçeği ile kendimi teselli etmeye çalışıyorum. Zira başına kötü bir şey gelseydi; bu haber eninde sonunda bana ulaşırdı.
 
Sevgili E.,
 
Eğer beni rahatsız etmemek için sessiz kalıyorsan, seni çok merak ettiğimi bil. Özellikle son birkaç aydır sürekli aklımdasın ve herkesin çok iyi bir avukat olduğuma inanmasına karşın seni kurtaramadığım için vicdanım sızlıyor. Yıllarca seni her dertten kurtarmış ben; son seferinde bunu başaramadım işte.. Halbuki çok inanmıştım seni bu sefer de kurtarabileceğime. Beceremedim, gerçekten herşey o kadar aleyhimizeydi ki ne yapsam olmadı.
 
Bana mail atamadığını, telefon edemediğini biliyorum. Ancak bu yazdıklarımı okuyorsan şayet, bana nasıl ulaşman gerektiğini bildiğin içindir. Bu saatten sonra sesini duyup iyi olduğunu bilmektir tek tesellim. Bana iyi haberlerini ulaştır.

2.11.2012

D.

Bazı şeyleri umursamak için çok gencim.