- Senin icin yalan soyluyorum elbette... Ama sana yalan soylemiyorum. Ama istiyorsan, bundan sonra onu da yaparim. Yarin gene bulusalim mi? Olur mu?...
Aslinda kimse, onu yasarken hayatinin en mutlu anini yasadigini bilmez. Bazi insanlar kimi coskulu anlarinda hayatlarinin o 'altin anini' 'simdi' yasadiklarini ictenlikle dusunebilir ya da soyleyebilirler belki, ama gene de ruhlarinin bir yaniyla bu andan da guzelini, daha da mutlu olanini ileride yasayacaklarina inanirlar. Cunku ozellikle gencliginde, hic kimse bundan sonra herseyin daha kotu olacagini dusunerek hayatini surduremeyecegi gibi, insan eger hayatinin en mutlu anini yasadigini hayal edebilecek kadar mutluysa, gelecegin de guzel olacagini dusunecek kadar iyimser olur.
Ama hayatimizin tipki bir roman gibi artik son seklini aldigini hissettigimiz gunlerde, en mutlu animizin hangisi olugunu hissedip secebiliriz. Yasadigimiz butun anlar icerisinde neden bu ani sectigimizi aciklamak da, kendi hikayemizi bir roman gibi yeniden anlatmayi gerektirir elbette. Ama en mutlu ani isaret ettigimizde, onun coktan gecmiste kaldigini, bir daha gelmeyecegini, bu yuzden bize aci verdigini de biliriz. Bu aciyi dayanabilir kilan tek sey, o altin andan kalma bir esyaya sahip olmaktir.
Mutlu anlardan geriye kalan esyalar, o anlarin hatiralarini, renklerini, dokunma ve gorme zevklerini bize o mutlulugu yasatan kisilerden cok daha sadakatle saklarlar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder